ORUÇ İBADETİ İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER

 

 

(Bu Metin Din İsleri Yüksek Kurulu Baskanlıgınca Hazırlanmıstır)

I. ORUÇ İBADETİNİN HİKMET VE FAYDALARI

 

oruç

Allah’ın emir ve yasakları elbetteki kulların iyiligi içindir. islâm bilginleri, bütün

hükümlerin insanların yararlarını gerçeklestirme amacına yönelik oldugu konusunda

görüs birligi içindedirler. Allah’ın yapılmasını istedigi seylerde kullar için çok büyük

faydalar, yasakladıgı seylerde ise büyük zararlar bulundugu kaçınılmaz bir gerçektir.

slâmi ögretinin kendilerine yükledigi misyon geregi slâm âlimleri çesitli ibadetlerin

yarar ve hikmetleri konusunda öteden beri kafa yormus, bunların kisisel pratik

yararlarından çok, insan nefsinin arındırılması ve yükseltilmesi yolunda fonksiyonel

hale getirilmesine çalısmıslardır. Bu baglamda kulların yapmakla yükümlü tutuldugu

ibadetlerin sagladıgı bazı faydalar ya da hikmetler tespit edilebildigi gibi, bu faydaların

veya gerçeklestirilmek istenen amaçların tamamının tespit edilemedigi de bir

hakikattir.

Oruç ibadetinin temel hedefi insanları takvaya eristirmektir. Bu bizzat Kur’ân-ı

Kerîm’de “Ey iman edenler! Allah’a karsı gelmekten sakınmanız ve takvaya erismeniz

için oruç, sizden öncekilere farz kılındıgı gibi, size de farz kılındı (…)” (Bakara: 2/183–

184) seklinde ifade edilmektedir.

nsanı manevi bir egitim sürecine tasıyan oruç, kulun, kısa sürede kalbi ve

ruhu üzerinde birikmis günah tortusundan sıyrılmasını saglar. Böylece oruç, insanı

“kad eflaha men zekkâhâ” ayetinin sırrına erdirir. Bu, nefsini kötülüklerden

arındıranın, kurtulusa erdiginin bir ifadesidir. Nasıl ki sadaka ve zekât, inananları

günahlardan temizler, onları arındırıp, yüceltirse (Tevbe: 9/103) bedenin zekâtı olan

oruç da ( bn Mâce, Sıyâm, 44) insanı nefsinin hâkimiyeti altında ezilmekten kurtarır.

Oruç tutan kisi, nefsinin zincirlerini kırarak Allah’ın ipine sarılmıs olur. Nefis

insanı bencillestirip yalnızlıga iterken, insan Allah’ın ipine sarılmakla sosyal bir varlık

oldugunu iyiden iyiye hisseder. Oruç ayı olan ramazan boyunca toplu hâlde yapılan

ibadetler birlik duygusunu ruhlara isler. Zengin, fakirle aynı safta namaz kılar, aynı

sofrada yemek yer, zekât, fitre ve fidyeler gelir dagılımındaki dengesizlige adeta can

suyu olur.

Oruç, nefsin isteklerine iradi olarak uzak durma olması yönüyle bir irade

egitimine, açlık ve susuzlugun verdigi sıkıntıya dayanma yönüyle de sabır egitimine

dönüsmektedir. Kisinin yasam sürecinde basarılı bir periyoda sahip olabilmesi

süphesiz irade egitiminden geçmektedir. radesi zayıf insanlar hayatta basarılı

olamadıgı gibi, uhrevî açıdan da sonları iyi degildir. Çünkü ibadetler hemen hemen

bütünüyle iradesi güçlü insanların ifa edebilecegi bir konum ve nitelik arz

etmektedirler. Bu noktada oruç, nefsin isteklerinin kontrol altına alınmasında, ruhun

arındırılıp yüceltilmesinde etkili olmaktadır. Nitekim orucun degisik biçimlerde de olsa

hemen bütün din ve kültürlerde riyazet ve mücahede yolu olarak benimsenmis olması

bu gerçegi ifade etmesi yönüyle dikkat çekicidir.

Oruç ibadetiyle kanaat, tekrar kapımızdan evlerimize girer. Açlık çeken insan

yoksulun, muhtacın durumunu anlar ve kanaat etmenin önemini daha iyi kavrar. Artık

israf edemez olur. Allah Resulü’nün “Kanaat bitmeyen bir hazinedir (Beyhakî, Zühd,

2/88)” sözü müminin kulaklarında yankılanır. Nimetin eskisinden daha çok kadrini

bilen insan, Allah’a olan sükrünü artırır. Hırsın mahrumiyete, kanaatin rahmete vesile

2

oldugunu anlar. Allah Resulü’nün “iktisat eden geçim sıkıntısı çekmez” ( bn Ebî

Seybe, el-Musannef, 5/331) müjdesi hayatında tezahür etmeye baslar.

Oruç ibadeti, insana iftar ve sahur ile, kılınan teravih namazlarıyla, diger

ibadetlerle hayatı disipline etme imkanı tanır.

Oruç ayı olan ramazan ayı kulun Rabbine iltica ederek, günahlarının

bagıslanması için hayat yoluna yerlestirilmis fırsat ve hazinelerle doludur. Kisi, Kur’an

üzerinde daha fazla düsünme imkânı yakalar. Ramazanın getirdigi bereketle,

günahların kalp ve beyin üzerinde örttügü perdeyi kaldırmasıyla insan, bazı ayetleri

daha derinden hisseder ve anlar.

Oruç bedenin zekâtı olarak, vücutta birikmis zararlı unsurların defi için

metabolizmaya büyük bir imkân saglar. nsanın, vücudunu diger canlılardan daha

farklı olarak madde ve mananın sırlı ve ahenkli bir birlesimi olarak görmeye basladıgı

bu ayda, vücutlar yenilenir, dimaglar parlar… Allah Resulü’nün “Sûmû tesıhhû” “oruç

tutunuz ki sıhhat bulasınız” sözünü teyit edercesine bedenlerimiz saglık bulur.

(Taberani, Mu’cemu’l-Evsat, VIII, 174; Münzirî, et-Tergîb, 2/206)

Ramazan orucu ümitsiz insanların bagıslanma ümitlerini yeserttikleri bir zaman

dilimidir. Oruç, ansızın gelecek sıkıntılara karsı insanlara dayanıklı olmayı ögreten bir

ögretmendir. Çocuklarımıza keyifle dinlerini ögrenme ve yasama fırsatı veren bir aydır

ramazan…

Allah Resulü, inanıp karsılıgını Allah’tan bekleyerek ramazanı degerlendirenlerin

geçmis günahlarının bagıslanacagını söylemistir. (Nesâî, man, 21) Aynı sekilde Allah

Resulü, Sahabisi Ka’b b. Ucre’ye hitaben: “Ey Ka’b! Namaz kisinin Müslüman olusuna

delildir. Oruç ise saglam bir kalkandır. Sadaka vermek, suyun, atesi söndürdügü gibi

günahları silip süpürür. Ey Ka’b! Haramla beslenerek tesekkül eden et ve kemiklere

ancak ateste olmak yarasır. (Tirmizî, Cum'a, 79)” diye söylemistir.

Orucun hikmetleri ile hükümlerini anlamak arasında sıkı bir bag vardır. Orucun

fıkhına taalluk eden kuralların bilinmesi orucumuzu Allah Resulü’nün bize hikmet

olarak bıraktıgı sünnetine uygun oruçlar tutmamıza imkân tanıyacaktır.

II. ORUÇ HAKKINDA BAZI GENEL BİLGİLER

1. Ramazan Orucu Kimlere Farzdır?

Akıllı, ergenlik çagına ulasmıs ve oruç tutmasına engel bir mazereti olmayan

her Müslüman’ın Ramazan orucunu tutması farzdır.

2. Hangi Hallerde Ramazanda Oruç Tutulmayabilir?

slâm dini, kisileri güçleri nispetinde sorumlu tutmus, güçlerini asan veya

sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylastırıcı hükümler getirmistir.

Asagıdaki mazeretlere sahip kimselerin Ramazanda oruç tutmakla yükümlü

olmayıp daha sonra kaza etmelerine veya yerine fidye vermelerine ruhsat tanınmıstır:

a) Yolculuk:

Yolculuk, Ramazan ayında oruç tutmamak için ruhsat olarak kabul edilmistir.

Yolculuk esnasında tutulmayan oruçlar, daha sonra kaza edilir. Kur’an’da “Ey

inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındıgı gibi, Allâh’a karsı gelmekten

3

sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı. çinizden hasta olan veya

yolculukta bulunan, tutamadıgı günler sayısınca diger günlerde tutar. Oruca

dayanamayanlar, bir düskünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik

yaparsa, o iyilik kendisinedir. Eger bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha iyidir.”

buyrulmaktadır (Bakara 2/183-184).

Geceden oruca niyetlenip de, gündüz yolculuga çıkan kimse, dilerse bu orucunu

bozar, dilerse tamamlar. Geceden oruç tutmaya niyetlenip gündüz ise yolculuga

çıkmak zorunda olan kimse yolculukta zorluk çekerse orucunu bozabilir. Ancak

orucunu tamamlaması daha uygundur. Hz. Peygamber, Mekke’nin fethi için sefere

çıktıgında oruçlu iken, Kedîd denilen yere varınca orucunu bozmustur (Buharî, Savm,

34; Müslim, Sıyam, 15). Bu uygulama sefere çıkınca orucun bozulabilecegini

göstermektedir.

b) Hastalık:

Oruç tuttugu zaman, hastalıgının artmasından veya uzamasından endise edilen

kimse ile, hastalıgı sebebiyle oruç tutmakta zorlanan kisilerin Ramazan ayında oruç

tutmayıp, iyilestikten sonra bunları kaza etmelerine izin verilmistir. Yukarıda zikredilen

ayet buna isaret etmektedir. Uzman bir hekim tarafından oruç tutması halinde hasta

olacagı bildirilen kimse de hasta hükmündedir.

c) Hamilelik ve Çocuk Emzirme:

Oruç tutmaları kendilerine veya çocuklarına zarar vermesi halinde, hamile

kadınlar oruçlarını tutmayabilirler. Emzikli kadınlar da, sütlerinin kesilmesi ve

çocuklarının zarar görebilecegi durumlarda oruç tutmayabilirler. Hz. Peygamber buna

müsaade etmistir (Nesâî, Sıyam, 50-51, 62; bn Mace, Sıyam,3).

d) Zor Ve Mesakkatli İslerde Çalısmak:

Oruç tuttugu takdirde saglıgına bir zarar gelmesinden korkan kimse, orucunu

tutmayabilir. Bu durumda olanlar, izinli oldugu günler veya uygun zamanlarda

tutamadıkları oruçları kaza ederler.

Bir zorunluluk olarak, agır islerde çalısmak zorunda olan kisilerin oruçlu olarak

çalıstıkları takdirde saglıkları risk altında kalacaksa ramazan ayında tutamadıkları

oruçlarını uygun bir zamanda kaza ederler.

Kur’an bu durumu su ayetlerle açıklar: “Ey iman edenler! Allah’a karsı

gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındıgı gibi, size de farz

kılındı. Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadıgı

günler sayısınca baska günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu

fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla

verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eger bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha

hayırlıdır. (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, dogru yolun ve hak ile

batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildigi

Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulasırsa onu oruçla geçirsin. Kim de

hasta veya yolcu olursa tutamadıgı günler sayısınca baska günlerde tutsun. Allah size

kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulastırmasına

karsılık Allah’ı yüceltmeniz ve sükretmeniz içindir.” (Bakara, 2/183-185)

4

e) Yaslılık:

Oruç tutamayacak kadar yaslı olan kimseler, oruç yerine fidye verebilirler.

Bakara suresinin 184. ayetinde, bu sekilde olup da oruca güç yetiremeyenlerin, oruç

tutmayıp fidye vermeleri gerektigi hükme baglanmıstır. yilesme umudu olmayan

hastalar da aynı hükme tabidir.

3) Oruç Yerine Fidye Verilmesi

a. Fidye Ne Demektir?

Oruçla ilgili olan fidye, dinî bir terim olarak, bazı ibadetlerin eda edilmemesi ya

da edası sırasında birtakım kusurların islenmesi halinde ödenen dînî-malî

yükümlülüktür. badetlerle ilgili fidye, oruç ve hacda söz konusudur. htiyarlık ve sifa

ümidi olmayan bir hastalık sebebiyle oruç tutamayan kimse, daha sonra kaza etmesi

mümkün olmadıgından oruç tutamadıgı her güne karsılık bir fidye öder. Bu

durumdaki bir kimsenin fidye ödemesi vaciptir. Kur’an-ı Kerim’de, “Oruç tutmaya güç

yetiremeyenler, bir fakir doyumu kadar fidye öder.” (Bakara 2/184) buyurulmaktadır.

Bu ayetten hareketle fidye miktarının, bir kisiyi bir gün için doyuracak yiyecek olarak

anlasılmıstır.

Yaslılıktan ötürü oruç tutmaya gücü yetmeyen kisi, her gün için bir sadaka-i

fıtır miktarı fidye verir. Buna da imkânı yoksa Allah’tan af diler. Fakat böyle bir kisi,

kısa günlerde rahatlıkla oruç tutabilme imkânına ulasırsa tutamadıgı oruçları, o

günlerde kaza etmesi gerekir. Zira ramazan ayında oruç tutmaya gücü yetmeyen

kimseler ile iyilesme ümidi bulunmayan hastalar ileride oruç tutabilecek duruma

gelirlerse tutamadıkları oruçları kaza etmeleri gerekir. Önceden verdikleri fidyelerin

hükmü kalmaz, bunlar sadaka sayılır.

b. Fidye Miktarı Ne Kadardır?

Fidye miktarı bir sadaka-ı fıtır miktarıdır.

4. Oruca Niyet:

badetlerde niyet önemlidir. Asıl olan, lafzi niyetten çok, kalben niyet etmektir.

Bu bakımdan oruca niyet etmek insanın oruç tutmanın bilincinde olması anlamına

gelmektedir. Sahura kalkmak oruç için fiilî bir niyettir. Kisi sahura kalkmamıs olsa bile

sabah bu bilinç içinde ise niyetli sayılır.

Oruç için niyetin vakti, aksam namazı vaktinin girmesiyle birlikte baslar.

Ramazan, günü belirlenmis adak ve nafile oruçlarda niyet, ögle namazına yaklasık bir

saat kalana kadar devam eder. Bunların dısındaki, kefaret, kaza, günü belirlenmemis

adak oruçlarında ise “imsak”ten önce niyet edilmesi gerekir.

5. Orucun zamanı:

Kendini tutmak, engellemek, el çekme, geri durma anlamlarına gelen imsâk,

dini bir kavram olarak, “tan yerinin agarmasından (fecr-i sadık), günes batıncaya

kadar yemeden, içmeden, cinsî münasebetten ve diger orucu bozan seylerden uzak

durmak” demektir. (Bkz. Bakara 2/187).

Oruç yasaklarının basladıgı fecr-i sâdık, yani tan yerinin agarmaya baslaması,

imsak vaktidir. Bununla yatsı namazının vakti çıkmıs, sabah namazının vakti girmis

olur. Bu vakit aynı zamanda sahurun sona erip, orucun basladıgı vakittir. Oruç

yasaklarının sona erdigi, günesin batma vaktine ise iftar vakti denir. Bu vakitle birlikte

5

aksam namazının vakti girmis olur. Gündüz ve gecenin tam olarak tesekkül etmedigi

yerlerde, imsak ve iftar vakitleri, takdirle belirlenir.

6. Aksamleyin Yatmadan Önce Yemek Yeyip Oruç Tutmaya Niyet

Eden Kisi Gece Uyandıgında Henüz msak Vakti Girmeden Yemek Yeyip Su

çebilir mi?

" msak", sabah namazının giris ve orucun baslayıs vaktini ifade eder. Oruç

tutacak kisinin bu andan itibaren yeme içmeye son vermesi gerekir.

Bu itibarla, yatmadan önce yemek yeyip oruç tutmaya niyet eden kisi

geceleyin uyandıgında imsak vaktine kadar yeyip içebilir.

7. Sahurda Ezan Bitene Kadar Yemek Yenilebilir mi?

Sahur vakti yemek yiyen kisinin-ezan okunmus olsun olmasın-imsak vaktinin

girmesiyle birlikte yemeye ve-içmeye son vermesi gerekir.

8. Bayram Günü Oruç Tutulabilir mi?

Ramazan bayramının birinci gününde, kurban bayramının dört gününde oruç

tutmak tahrimen mekruhtur. Çünkü bu günler ziyafet, yeme, içme ve sevinç

günleridir.

9. Cuma Günü Oruç Tutulabilir mi?

Oruç tutulması mekruh olan Bayram günleri dısındaki günlerde oruç tutmak

caizdir. Ancak sadece Cuma günleri nafile oruç tutmak tenzihen mekruh görülmüstür.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.); “Kimse Cuma günü oruç tutmasın. Ancak bir gün

önceden veya sonradan oruç tutuyorsa bu takdirde Cuma günü de oruç tutabilir”

buyurmustur (Ebû Davud, Savm, 50). Buna göre, Cuma günü kazaya kalan veya

adak gibi vacip bir oruç tutmakta sakınca bulunmamaktadır. Cuma günü nafile oruç

tutmak isteyenlerin, bir gün önce veya sonrasında da oruç tutması uygun olur.

10. Üç Aylar Diye Adlandırılan (Recep, Saban, Ramazan) Aylarının

Aralıksız Olarak Oruçla Geçirilmesinin Bir Sakıncası Var mıdır?

Halk arasında bilindigi sekilde üç aylar orucu olmayıp ancak Recep ve Saban

aylarında; Hz. Peygamber'in diger aylara oranla daha fazla nafile olarak oruç tuttugu

hadis kaynaklarında yer almaktadır (Buhârî, Savm, 52, 53; Müslim, Sıyâm, 175, 179).

Ramazan ayında oruç tutmak ise farzdır. Bunun dısında Pazartesi, Persembe günleri

ile Hicrî ayların 13, 14 ve 15'i gibi belirli günlerinde nafile oruç tuttugu bilinmektedir

(Tirmizî, Savm, 44; Ebû Dâvûd, 68). Ancak Recep ve Saban aylarında Hz.

Peygamber’in aralıksız oruç tuttuguna dair sahih kaynaklarda herhangi bir rivayet

bulunmamaktadır.

11. Kaza Oruçlarının Aralıksız Olarak Tutulması Sart mıdır?

Ramazan ayında tutulmayan oruçların ve baslanıp da bozulan oruçların kaza

edilmesi gerekir. Kur'an-ı Kerim'de, " çinizden hasta olan veya yolculukta bulunan,

tutamadıgı günlerin sayısınca diger günlerde tutar." buyrulmaktadır (Bakara, 2/184).

Kaza oruçlarının aralıksız tutulması hakkında herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

Bu itibarla, kazaya kalan oruçlar oruç tutulması mekruh olan günler dısında, pesi

pesine veya ayrı günlerde tutulabilir. Ancak bu oruçların, bir an önce tutulması uygun

olur.

6

12. Bozulan Nafile Orucun Kaza Edilmesi Gerekir mi?

Nafile oruç, Ramazan ayının dısında tutulan oruçtur. Nafile de olsa, baslanan

bir ibadetin tamamlanması gerekir. Bu nedenle diger nafile ibadetlerde oldugu gibi,

bozulan nafile orucun da, kaza edilmesi gerekir.

Kaza orucu tutmakta olan kisinin de bu orucu bozması durumunda yine kaza

gerekli olup kefaret gerekmez.

13. Sevval Orucunun Hükmü Nedir?

Ramazan ayından sonra sevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Sevval ayından

altı gün ilave ederse, sanki yılın bütününde oruç tutmus gibi olur” (Müslim, Sıyam,

24; Tirmizî, Savm, 53) buyurarak Sevval ayında altı gün oruç tutmaya tesvik etmistir.

Bu oruç art arda tutulabilecegi gibi, ara verilerek de tutulabilir.

14. Asûre Orucunun Hükmü Nedir?

Muharrem ayının onuncu gününe, asûre günü denmektedir. Rasûlullah

(s.a.v.), “Asûre günü orucunun önceki yılın günahlarına kefaret olacagını umarım”

buyurarak (Tirmizî, Savm, 47), bu günde oruç tutmayı tavsiye etmistir.

Hz. Peygamber döneminde Yahûdîler sadece Muharrem ayının 10. gününde

oruç tuttuklarından, onların davranıslarına benzememesi için öncesine veya sonuna

bir gün ilave edilerek tutulması uygundur.

15. Ramazanı Karsılamak ve Ugurlamak İçin Oruç Tutmanın Hükmü

Nedir?

Ramazanı karsılamak veya ugurlamak amacıyla oruç tutmanın dinî bir

dayanagı yoktur. Ancak Hz. Peygamber Saban ayında çokça ve Sevval ayında 6 gün

oruç tutmustur. Ramazan ayı girmedigi halde, Ramazanın gelmis olabilecegi

düsüncesiyle ihtiyaten Ramazandan bir veya iki gün önce oruç tutmak ise mekruhtur.

Ancak, belirli günlerde oruç tutmayı âdet haline getiren kisilerin, oruç tuttugu

günlerin bu günlere denk gelmesi halinde oruç tutmasında sakınca yoktur. Nitekim

Hz. Peygamber (s.a.v.), “Ramazanı bir veya iki gün önce oruçla karsılamayın. Eger bir

kimse adeti oldugu için bu günleri oruçla geçiriyorsa tutsun” buyurmustur (Buharî,

Savm: 14; Müslim, Sıyam: 21).

16. Meslegi Geregi Sürekli Olarak Yolculuk Yapan Kisi Oruç İbadetini

Nasıl Yerine Getirebilir?

slam dini Ramazan ayında oruç tutamayan hasta ve yolcuların sonradan kaza

etmelerini emreder. Mazeret devam ettigi sürece ruhsat da devam eder. Sürekli

mazereti bulunan kisiler, mazeretleri ortadan kalkınca, zamanında tutamadıkları

Ramazan oruçlarını kaza ederler. Kur'an-ı Kerim'de; "… Kim de hasta veya yolcu

olursa, (oruç) tutmadıgı günler sayısınca baska günlerde tutsun." buyurulmaktadır

(Bakara, 2/185). Devamlı olarak uzun yola giden kaptan ve sürücüler de yolcu

hükmündedir. Su kadar var ki, yolculugu esnasında bir sıkıntı çekmeyenlerin oruç

tutması daha faziletlidir.

7

17. Oruçlu ken Boy Abdesti Almak/ Banyo Yapmak Orucu Bozar mı?

Agız veya burundan su yutulmadıkça yıkanmakla veya gusül abdesti almakla

oruç bozulmaz. Nitekim Hz. Aise ile Ümmü Seleme validelerimiz Peygamberimiz

(s.a.v.)'in Ramazanda imsaktan sonra boy abdesti almıs oldugunu haber vermislerdir.

(Buhârî, Savm, 25).

Buna göre geceden cünüp olarak imsak vaktine girmek oruca zarar vermedigi

gibi, oruçlu iken boy abdesti almak da orucu bozmaz.

18. htilam Olmak, Cünüp Olarak Sabahlamak Oruca Zarar Verir mi?

Oruçlu iken rüyada ihtilam olmak orucu bozmadıgı gibi, gusletmeyi geciktirerek

cünüp olarak sabahlamak da oruca bir zarar vermez. Ancak, zorunlu bir durum

olmadıkça, hemen boy abdesti alınmalıdır.

19. Cünüp İken Sahur Yemegi Yenebilir mi, Oruca Niyet Edilebilir mi?

Cünüp olan kimsenin elini, agzını yıkamadan yiyip içmesi uygun görülmemistir.

Ancak elini, agzını yıkadıktan sonra, boy abdesti almadan sahur yemegi yemesinde

bir sakınca yoktur.

III. ORUCU BOZAN-BOZMAYAN SEYLER

A. BAZI GENEL BİLGİLER

Oruçlu iken, yemek, içmek ve cinsi iliski orucu bozar. Orucu bozan seylerin bir

kısmı sadece kazayı gerektirirken, diger bir kısmı hem kaza, hem de kefareti

gerektirir. Simdi konu ile ilgili bazı alt baslıklarla ilgili meselelere deginelim:

1. Hangi Seyler Orucu Bozup Sadece Kazayı Gerektirir?

Yolculuk, hastalık, ileri derecede yaslılık gibi mesru bir mazerete dayalı olarak

bozulan orucun, sadece kaza edilmesi gerekir. Ayrıca, kasıt olmaksızın yemek-içmek;

beslenme amacı ve anlamı tasımayan, yenilip içilmesi mutat olmayan veya insan

tabiatının meyletmedigi seylerin yenilip içilmesi orucu bozar ve sadece kazasını

gerektirir.

Ramazanda bir mazeret olmaksızın tutulmayan oruçlar, gününe gün kaza

edilir. Ancak mazeretsiz olarak Ramazan orucunu tutmamak büyük günah olup ayrıca

bundan dolayı tevbe ve istigfarda bulunmak gerekir. Ramazan ayı günahların affı için

bir fırsattır. Diger günlerde tutulan oruç kıymet itibariyle Ramazanda tutulan orucun

yerini tutamaz.

2. Oruç Kefareti Ne Demektir Ve Nasıl Ödenir?

Ramazan orucunun, mazeretsiz olarak bozulması durumunda hem kefaret,

hem de bozulan orucun kaza edilmesi gerekir.

Oruç kefareti iki kameri ay veya 60 gün ara vermeksizin oruç tutmaktır. Buna

gücü yetmeyen, 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri 60 gün doyurur.

Adet halinde bulunan kadınlar, bu günlerinde kefaret oruçlarına ara verirler. Bu

durumlarından çıkar çıkmaz ara vermeden kefaret orucuna devam ederek 60 günü

tamamlarlar.

8

Safii mezhebine göre mazaretsiz olarak ramazan orucunun yeme-içme ile

bozulması durumunda kefaret degil sadece kaza gerekir.

3. Unutarak Yemek, İçmek Orucu Bozar mı?

Unutarak yemek, içmek orucu bozmaz. Peygamber Efendimiz, "Bir kimse

oruçlu oldugunu unutarak yer, içerse orucunu tamamlasın, bozmasın. Çünkü onu,

Allâh yedirmis, içirmistir." buyurmustur (Buhari, Savm, 26; Müslim, Sıyâm, 17).

Unutarak yiyen içen kisi, oruçlu oldugunu hatırlarsa hemen agzındakileri çıkarıp agzını

yıkar ve orucuna devam eder. Oruçlu oldugunu hatırladıktan sonra yeme-içmeye

devam eden kisinin orucu bozulur.

4. Dis Fırçalamak Orucu Bozar mı?

Dis fırçalamakla oruç bozulmaz. Bununla birlikte, dis macununun veya suyun

bogaza kaçması halinde oruç bozulur. Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak,

dislerin imsakten önce ve iftardan sonra fırçalanması uygun olur.

5. Kusmakla Oruç Bozulur mu?

Kendiliginden kusmakla oruç bozulmaz. Ancak kisinin kendi istegi ve

müdahalesiyle meydana gelen kusma, “agız dolusu” olması halinde, orucu bozar.

B. SAGLIK PROBLEMLERİ VE ORUÇ

Tıbbın gelismesi ile günümüzde pek çok yeni muayene ve tedavi yöntemleri

ortaya çıkmıstır. Bunların bir kısmı orucu bozmakta bir kısmı ise bozmamaktadır. Bu

yöntemlerle ilgili belli baslı sorular ve cevapları söyledir:

1. Astım Hastalarının Oksijen Spreyi Kullanmaları Orucu Bozar mı?

Akciger hastalarının kullandıkları spreyden, bir kullanımda 1/20 ml. gibi çok az

bir miktar agıza sıkılmaktadır. Bunun da önemli bir kısmı agız ve nefes boruları

cidarında emilerek yok olmaktadır. Bundan geriye bir miktarın kalıp tükrük ile mideye

ulastıgı konusunda kesin bir bilgi de yoktur. Abdest alırken agızda kalan su ile

kıyaslandıgında, bu miktarın çok az oldugu görülmektedir. Halbuki oruçlu, abdest

alırken agzına verdigi sudan geri kalan miktarın mideye ulasması halinde orucun

bozulmayacagı konusunda hadis (Dârimî, Savm, 21) ve slâm bilginlerinin icmaı

vardır. Hz. Peygamber'in oruçlu iken misvak kullandıgı, sahih hadis kaynaklarında yer

almaktadır (Buharî, Savm, 27; Tirmîzî, Savm, 29). Diger taraftan, "kesin olarak

bilinen, süphe ile bozulmaz" kaidesi geregince, mideye ulasıp ulasmadıgı konusunda

süphe bulunan söz konusu madde ile oruç bozulmaz.

Bu itibarla astımlı hastaların, rahat nefes almalarını saglamak amacıyla agza

püskürtülen oksijenli ilaç orucu bozmaz.

2. Göz Damlası Kullanmak Orucu Bozar mı?

Uzman göz doktorlarından alınan bilgilere göre, göze damlatılan ilaç miktar

olarak çok az (1 mililitrenin 1/20'si olan 50 mikrolitre) olup bunun bir kısmı gözün

kırpılmasıyla dısarıya atılmakta, bir kısmı gözde, göz ile burun boslugunu birlestiren

kanallarda ve mukozasında mesamat yolu ile emilerek vücuda alınmaktadır. Damlanın

9

yok denilebilecek kadar çok az bir kısmının, sindirim kanalına ulasma ihtimali

bulunmaktadır. Bu bilgiler, yukarıdaki bilgilerle birlikte degerlendirildiginde, göz

damlası orucu bozmaz.

3. Burun Damlası Kullanmak Orucu Bozar mı?

Tedavî amacıyla burna damlatılan ilacın bir damlası, yaklasık 0,06 cm3 tür.

Bunun bir kısmı da burun çeperleri tarafından emilmekte olup çok az bir kısmı ise

mideye ulasmaktadır. Bu da, dini açıdan abdestte agza su vermede oldugu gibi af

kapsamında degerlendirildiginden orucu bozmaz.

4. Kalp Hastalarının Dilaltı Hapı Kullanması Orucu Bozar mı?

Bazı kalp rahatsızlıklarında dilaltına konulan ilaç, dogrudan agız dokusu

tarafından emilip kana karısarak kalp krizini önlemektedir. Söz konusu ilaç agız içinde

emilip yok oldugundan mideye bir sey ulasmamaktadır. Bu itibarla, dilaltı kullanmak

orucu bozmaz.

5. Her Gün Hap Kullanmak Zorunda Olan Hastaların Oruç Tutmaları

Gerekir mi?

Hastalık, Ramazan'da oruç tutmamayı mubah kılan özürlerdendir. Bir kimsenin

oruç tuttugu takdirde hastalanacagı, hasta ise hastalıgının artacagı tıbben veya

tecrübe ile sabit olursa oruç tutmayabilir. yi olunca da yalnız yedigi günler sayısınca

kaza etmesi gerekir. Ayet-i Kerimede "Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa

tutamadıgı günler sayısınca diger günlerde oruç tutar" buyrulmustur (Bakara, 2/184).

Ömrü boyunca bu durumda hasta olan kisiler ise, her gün için bir fidye verirler.

Yoksul ve muhtaç kisilerin fidye vermeleri de gerekmez. Zira dinimizde hiç kimse

gücünün üstünde bir sorumlulukla yükümlü tutulmamıstır.

6. Endoskopi, Kolonoskopi Yaptırmak, Makat Veya Ferçten Ultrason

Çektirmek Orucu Bozar mı?

Mideyi görüntülemek veya mideden parça almak için yaptırılan endoskopide,

agız yoluyla mideye tıbbî bir cihaz sarkıtılmakta ve islem bittikten sonra

çıkarılmaktadır. Kolonlardaki hastalıgı teshis etmek amacıyla, bagırsak içini

görüntülemek veya parça almak için yapılan kolonoskopide, makattan bagırsaklara

cihaz gönderilmekte ve islem bittikten sonra çıkarılmaktadır. Kolonoskopide, hemen

daima, endoskopide de genellikle, incelenecek alanın temizligini saglamak amacıyla

cihaz içinden su verilmektedir.

Endoskopi veya kolonoskopi yaptırmak; makat veya ferçten ultrason

çektirmek; yeme, içme anlamına gelmemekle birlikte, çogunlukla cihaz içinden su

verildigi için oruç bozulur. Ancak söz konusu islemlerde cihazların kullanımı sırasında

sindirim sistemine su, yag ve benzeri gıda özelligi tasıyan bir madde girmemesi

durumunda endoskopi, kolonoskopi yaptırmak, makat veya ferçten ultrason

çektirmek orucu bozmaz.

7. İdrar Kanalının Görüntülenmesi, Kanala İlaç Akıtılması Orucu

Bozar mı?

İdrar kanallarına giren cihazlar veya akıtılan ilaçlar orucu bozmaz.

10

8. Anestezi Yaptırmak Orucu Bozar mı?

Anestezi, nefes yolu veya igne ile vücuda ilaç verilerek olusturulmaktadır.

Nefes yolu veya igne ile yapılan anestezi, mideye ulasmadıgı gibi, yeme-içme anlamı

da tasımamaktadır. Ancak bölgesel ve genel anestezide, acil durumlarda ilaç ve sıvı

vermek amacıyla damar yolu açılarak, bu açıklık islem süresince serum vermek

suretiyle saglanmaktadır. Bu itibarla, lokal anestezi, orucun sıhhatine engel degildir.

Bölgesel ve genel anestezide serum verildigi için oruç bozulur.

9. Kulak Damlası Kullanmak Ve Kulak Yıkattırmak Orucu Bozar mı?

Kulak ile bogaz arasında da bir kanal bulunmaktadır. Ancak kulak zarı bu

kanalı tıkadıgından, su veya ilaç bogaza ulasmaz. Bu nedenle kulaga damlatılan ilaç

veya kulagın yıkattırılması orucu bozmaz. Kulak zarında delik bulunsa bile, kulaga

damlatılan ilaç, kulak içerisinde emilecegi için, ilaç ya hiç mideye ulasmayacak ya da

çok azı ulasacaktır. Daha önce de belirtildigi gibi, bu miktar oruçta affedilmistir. Ancak

kulak zarının delik olması durumunda, kulak yıkattırılırken suyun mideye ulasması

mümkündür. Bu itibarla, orucu bozacak kadar suyun mideye ulasması halinde oruç

bozulur.

10. Fitil Kullanmak, Lavman Yaptırmak Orucu Bozar mı?

Makattan tedavi amaçlı kullanılan fitiller, her ne kadar sindirim sistemine dahil

olmakta ise de, sindirim ince bagırsaklarda tamamlandıgı, fitillerde gıda verme özelligi

bulunmadıgı için orucu bozmaz. Aynı sekilde kadınların da tedavi amaçlı

vajina/fercinden kullanılan fitiller de orucu bozmaz.

Lavman yaptırmak konusunda ise, iki durum söz konusudur; kalın

bagırsaklarda su, glikoz ve bazı tuzlar emildigi için, gıda içeren sıvının bagırsaklara

verilmesi veya orucu bozacak kadar su emilecek sekilde verilen suyun bagırsakta

kalması durumunda oruç bozulur. Ancak, suyun bagırsaklara verilmesinden sonra

bekletilmeyip bagırsakların hemen temizlenmesi durumunda, verilen su ile birlikte

bagırsaklarda bulunan dıskının dısarıya çıkarıldıgı ve bu esnada emilen su da, çok az

oldugu için oruç bozulmaz.

11. İgne Yaptırmak, Hastaya Serum Ve Kan Vermek Orucu Bozar mı?

gnenin orucu bozup bozmayacagı, kullanılıs amacına göre degerlendirilebilir.

Agrıyı dindirmek, tedavi etmek, vücudun direncini artırmak, gıda vermek gibi

amaçlarla enjeksiyon yapılmaktadır. Gıda ve keyif verici olmayan enjeksiyonlar,

yemek ve içmek anlamına gelmediklerinden orucu bozmazlar. Ancak gıda ve/veya

keyif verici enjeksiyonlar orucu bozar. Hastaya serum veya kan verilmesi de, aynı

hükme tabidir.

12. Diyaliz Uygulaması Orucu Bozar mı?

Böbrek yetmezligi hastalarına uygulanan diyaliz, periton diyalizi, hemodiyaliz

olmak üzere iki çesittir. Periton diyalizi, karın bosluguna verilen özel bir solüsyon

aracılıgı ile, hastanın kendi karın zarı kullanılarak kanın zararlı maddelerden

arındırılması ve sıvı dengesinin saglanması islemidir. Hemodiyaliz ise, kanın vücut

dısında bir makina yardımı ile temizlenip vücuda geri verilmesi islemidir. Kan bir igne

aracılıgı ile hastanın kolundan alınır. Hemodiyaliz makinası, diyalizör denen bir

filtreden kanı sürekli geçirerek zararlı maddeleri ve fazla suyu filtre eder. Filtre edilen

temiz kan ikinci bir igne ile hastanın damarına geri verilir. Bu islem yapılırken bazen,

11

gıda içerikli sıvı verilmesi gerekmektedir. Buna göre hastaya herhangi bir sıvı maddesi

verilmeden gerçeklestirilen hemodiyalizde oruç bozulmaz. Diger diyaliz çesitlerinde

ise, vücuda gıda içerikli sıvı verildigi için oruç bozulur.

13. Anjiyo Yaptırmak Orucu Bozar mı?

Halk arasında anjiyo (anjiyografi) olarak bilinen operasyon, teshise veya

tedaviye yönelik olarak uygulanmaktadır. Anjiyografi vücut damarlarının

görüntülenmesi demektir. Damar içine damarların görünür hale gelmesini saglayan ve

kontrast madde olarak tanımlanan ilaç verilerek, anjiyogram adı verilen filmler elde

edilir. Anjiyografi sayesinde organları besleyen damarlar görüntülenerek damar

hastalıkları veya bu damarlardan beslenen organlara ait tanı koydurucu bilgiler

edinilir. Tedaviye yönelik olarak uygulanan anjiyonun klasik yöntemi anjiyoplastidir.

Bu ise, dar veya tam tıkalı damarların balon ya da stent denilen özel araçlarla tekrar

açılması için yapılır. Bu bilgiler ısıgında gerek anjiyografi, gerekse anjiyoplasti

operasyonlarında yemek ve içmek anlamı bulunmadıgından, oruç bozulmaz.

14. Biyopsi Yaptırmak Orucu Bozar mı?

Tahlil amacıyla vücudun herhangi bir organından parça alınması (biyopsi),

orucu bozmaz.

15. Kan Aldırmak Orucu Bozar mı?

Kan aldırmak orucu bozmaz. Nitekim Hz. Peygamber ihramlı iken ve oruçlu

bulundugu sırada kan aldırmıstır ( Buharî, Tıb,11, Sayd, 11, Savm, 22). Ayrıca Hz.

Peygamber :"Üç sey vardır orucu bozmaz: Kan aldırmak, kusmak, ihtilam olmak.''

(Tirmizi, Savm, 24 ) buyurmustur.

16. Oruçlu Kimse Akupunktur Yaptırabilir mi?

Akupunktur; vücutta belirli noktalara igne batırmak suretiyle çesitli hastalıkları

tedavi etme metodudur. Akupunktur uygulanması halinde, vücudun beslenmesi, gıda

alması söz konusu olmadıgından, akupunktur yaptırmak orucu bozmaz.

17. Merhem Ve İlaçlı Bant Kullanmak Orucu Bozar mı?

Deri üzerindeki gözenekler ve deri altındaki kılcal damarlar yoluyla vücuda

sürülen yag, merhem ve benzeri seyler emilerek kana karısmaktadır. Ancak cildin bu

emisi, çok az ve yavas olmaktadır. Diger taraftan bu yeme içme anlamına da

gelmemektedir. Bu itibarla, deri üzerine sürülen merhem, yapıstırılan ilaçlı bantlar

orucu bozmaz.

18. Oruçlu Kimsenin Dislerini Tedavi Ettirmesi Orucu Bozar mı?

Oruçlu bir kimsenin morfinli veya morfinsiz olarak dislerini tedavi ettirmesi

veya çektirmesi orucu bozmaz. Ancak tedavi esnasında, kan veya tedavide kullanılan

maddelerden herhangi bir seyin yutulması orucu bozar.

19. Susuz Olarak Hap Yutmak Orucu Bozar mı?

Oruçlu bir kimse gıda veya deva (ilaç) cinsinden bir seyi ister su ile, ister susuz

olarak yer veya içerse orucu bozulur. Safiî mezhebine göre; kendisine yalnız kaza

gerekir. Hanefi mezhebine göre ise; hem kaza hem de kefaret lazım gelir. Ancak oruç

12

bozmayı mübah kılacak ölçüde bir rahatsızlık sebebiyle ilaç almıs ise, orucu bozulur

ve kendisine yalnız kaza gerekir, kefaret gerekmez.

C. ÖZEL HALLERNDE KADINLAR VE ORUÇ

1. Kadınlar Hayız ve Nifas Hallerinde Oruç Tutabilirler mi?

Kadınlar hayız ve nifas hallerinde, oruç tutmazlar (Buharî, Hayz, 1; Müslim,

Hayz, 14, 15). Daha sonra tutamadıkları oruçlarını kaza ederler. Bu konuda

müçtehitler görüs birligi içindedirler.

2. Oruçlu İken Hayız/ Adet Gören Kadın Ne Yapar?

Oruçlu iken hayız olan/âdet gören kadının orucu bozulmus oldugundan yiyip

içer. Su kadar var ki, böyle bir kadın, yiyip içebilecegi gibi edeben oruçlu gibi

davranmaya devam eder.

3. İmsak Vaktinden Sonra Temizlenen” Yani Âdeti Sona Eren Bir

kadın oruç tutabilir mi?

msak vaktinden sonra temizlenen” yani âdeti sona eren bir kadın, o gün hiçbir

sey yiyip içmemis olsa bile, oruç tutmus sayılmaz.

4. Bayanların Ramazanda Adet Geciktirici İlaç Kullanmaları Caiz

midir? Ayrıca Kullandıgı İlaç Sebebiyle Adeti Geciken Bir Bayanın Tuttugu

Oruçlar Geçerli midir?

Ay hali oruç tutmaya manidir. Bu halde iken tutulan oruç geçerli olmaz. laç

sebebiyle de olsa, akıntı olmadıkça ay hali vuku bulmadıgından tutulan oruç sahihtir.

Ancak hayız kanı ile vücutta biriken zararlı maddeler dısarı atıldıgından, vücudun

sıhhati bakımından ay halini önlemek için ilaç kullanılması tavsiye edilmez.

 

KAYNAK

Yorum Yaz